kız tavlama taktiği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kız tavlama taktiği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Seksi Fotoğrafları İçin Tıklayınız

23 Kasım 1997: İnternet bütün dünyada bir çılgınlığa dönüşürken, Türkiye'de de yavaş yavaş yaygınlaşmasını sürdürüyordu. Telefonları meşgul eden Dial-up bağlantılarla, T.C. vatandaşları da bu sonsuz sanal dünyada yerlerini almaktaydılar.

Mahir Uluorta, 25 yaşında askerliğini yeni tamamlamış geleceği parlak bir gençti. Senelerdir açıköğretim fakültesi sayesinde askerliğini erteletiyorken, sonunda sevdiği kızın "Askerliğini yap da evlenelim" çağrısına uyarak birliğine teslim oldu ve babasının tanıdığı bazı kişilerin torpiliyle askerliğini yedek onbinbaşı rütbesiyle Bodrum'da yatarak geçirdi.

Askerliği bitip memleketi Eskişehir'e döndüğündeyse büyük bir şokla karşılaştı! Sevgilisi Ayça, en yakın arkadaşı Hamza ile kaçmıştı!

Bunalıma girdi, aylarca etkisinden çıkamadı. Ama bir sabah öylece yatağından kalktı, ve aylardır kendisi için endişelenen annesine bakarak "Ana, tamamdır. Hayatıma dair, geleceğime dair, neler yapacağımla ilgili önemli kararlar aldım. Bugünden itibaren yeni hayatıma başlıyorum." dedi. Ardından en yakın internet cafeye giderek web sitesi yapımıyla ilgili araştırmalar yaptı internetten. Aynı günün akşamı da, "Gelgit" isimli ilk web sitesini kurmuştu bile.

Mahir'in yeni hayatındaki amacı, internette popüler bir web sitesi kurarak zengin olmaktı. Bunun için de arama motorlarında en çok aranan şeyleri belirleyerek, bunlarla ilgili bir web sitesi kuruyordu. Her şeyden bir tutam katıyordu sitesine. Yemek tarifleri, kız tavlama taktikleri, TC Kimlik No sorgulama gibi.

Fakat asıl önemli şeyi hep bilerek erteliyordu. Arama motorlarında en çok erotik içerikli şeylerin arandığını tespit etmişti, ama internette zaten fazlasıyla porno site vardı ve onlarla rekabet etmesi olanaksızdı. Ayrıca porno site açmayı da gururuna yediremiyordu. Yine de, arama motorlarından gelecek binlerce ziyaretçiyi ve kazanacağı paraları düşünmeden de edemiyordu!

Uzun süren beyin fırtınaları sonucu, tam umutsuz bir duruma girecekken, aklına dahiyane bir fikir geldi Mahir'in! Bu fikri uygulayarak, hem arama motorlarından gelecek ziyaretçileri kendi sitesine çekecek, hem de bir porno site olmamış olacaktı!

Böylece tarihte ilk kez bir insan, web sitesinde "Seksi Fotoğrafları İçin Tıklayınız" şeklinde bir link verdi!

Sonuç, Mahir'in beklediğinin çok çok üstünde, muazzam oldu! Arama motorlarından web sitesine binlerce abaza aktı. Gelenlerin büyük çoğunluğu, porno site beklentisiyle sitede dolaşarak fotoğraf arayıp durdular. Böylece sitede bolca vakit geçirmiş oldular. Ama bulabildikleri tek şey, bikinili birkaç fotoğraftan fazlası değildi.

Böylece Mahir, hem porno site açmamış oldu, hem de porno site arayışı içinde olan büyük bir kesimi sitesine çekmiş oldu. Bu taktiği sayesinde milyonlarca dolar kazandı! İnternet aleminde ismi saygıyla anılan bir insana dönüştü. En sonunda 1999 yılında da Gelgit isimli sitesini 560 milyon dolara Facebook'a sattı!

Mahir'in bu kadar meşhur olmasına şahit olan diğer site sahipleri de, aynı taktiği uygulamaya karar verdiler. Bu sayede bir çok web sitesinde "Seksi Fotoğrafları İçin Tıklayınız" şeklinde linkler ortaya çıkmaya başladı. Bunları, Güzeller Galerisi şeklinde bölümler izledi. "Porno siteye girersem bilgisayar virüs kapar" gibi batıl inançların da etkisiyle, bu tip siteler internet alemindeki kişisel tatmin açığını en güzel şekilde kapatarak çok popüler oldular ve sahiplerine milyonlarca dolar kazandırdılar.

İlerleyen yıllarda internetin hızlanması ile birlikte internetten kaçak film indirilmesinin yaygınlaşmasıyla bu sitelerin pabucu günümüzde dama atılmış olsa da, Mahir Uluorta'nın o inanılmaz keşfi olan "Seksi Fotoğrafları İçin Tıklayınız" öbeği, günümüzde başlıca haber sitelerinde olmak üzere hala yaygın olarak kullanılmakta.
FriendFeed ile Paylaş

Otururken Cep Telefonunu, Cüzdanını ve Sigara Paketini Masaya Koydu

26 Eylül 2000: Ozan Batılı, İstanbul Silivri'de yaşamakta olan 22 yaşında bir gençti. Askere daha gitmek istemediği için, Açıköğretim İşletme'de okuyordu, ama sadece sınavlara giriyordu. Zamanının çoğunu, liseden kankalarıyla birlikte sahildeki çay bahçelerinde geçirmekteydi.

Ozan aynı zamanda çok da bakımlı bir delikanlıydı. Her sabah yarım saat saçlarını yapar, parfümlerini sıkar öyle çıkardı evden. Mahallenin en çapkın delikanlısıydı. Ağzı iyi laf yapardı, ama en büyük kozu o kasıla kasıla yürümesiydi.

10 sene önce bugün, yine kankaları Doğuş ve Ahmet'le buluşmak üzere sahile iniyordu. Her zamanki çay bahçesinde buluşacaklardı. Denize baka baka çaylarını içecekler, yine kızlardan konuşacaklardı.

Sahil Çay Bahçesi'ne girdiğinde, her zamanki masalarında oturan Ahmet ve Doğuş'u gördü. Kafasını eğip selam verdi, sonra yanlarına gitti. Tam oturacakken, gözü iki masa ilerideki kıza takıldı!

Bu kız öyle bir kızdı ki, daha önce bu kadar güzel bir varlık görmemişti Ozan! Biraz yazdan kalma ılık, ama biraz da sonbaharın getirdiği hafif serin bir havada, beyaz uzun bir elbise giymişti kız. Bir elbise bir insana bu kadar yakışabilir miydi?

Ya saçları? Upuzun dalgalı saçları, sırtından aşağıya iniyordu. Dolgun dudakları, hafif bir parlatıcıyla renklendirilmişti. Hafif kalkık burnu, ince kaşları ve kahverengi gözleri 2 masa öteden bütün ayrıntısıyla seçilebiliyordu. Bacak bacak üstüne atmış, ellerini kucağında kavuşturmuş oturuyordu.

Derken, yüzünü Ozan'ın olduğu yere doğru döndü ve Ozan'la göz göze geldiler! Ozan, ikinci ve beşinci interkostal aralıkları arasında derin bir sancı hissetti! Ve Ozan, bu kızı ayarlıyabilmesi için sadece saniyeleri olduğunu o anda anladı!

Düşünceler, ışık hızıyla Ozan'ın aklından geçiyordu. Hangi taktiği uygulamalıydı? Başka kızlara uyguladığı taktikler bu kızda işe yaramazdı, bu kız bambaşkaydı! Yepyeni, daha önce hiç denenmemiş bir şey denemeliydi bu kızı etkilemek için!

Ve o anda hamlesini yaptı! Daha sonra bütün dünya tarafından çok konuşulacak o hamle, tamamen istemsiz olarak yapıldı!

Önce elini sağ arka cebine atıp, deri cüzdanını eline aldı Ozan. Ve hemen arkasından, sol arka cebindeki cep telefonunu çıkarttı. Son olarak da, sağ ön cebinden sigara paketini çıkartıp, bu muhteşem üçlüyü elinde üst üste yerleştirdi.

Yüzüne umursamaz bir ifade yerleştirdi. Sanki hiç bir şeyi umursamıyormuş gibi cool bir ifadeydi bu. Ve bu ifadeyle etrafa boş bir bakış atarak sandalyesine otururken, sağ elinde topladığı muhteşem üçlüyü de yavaşça masanın üstüne koydu!!!

İşte tarihte ilk kez bir delikanlı, masaya otururken cep telefonunu, cüzdanını ve sigara paketini masaya koymuş oldu!

Bu tamamen istemsiz gerçekleşen tarihi olay sonrası, kızın resmen bütün yağları eridi. Böyle karizmatik bir hareketten sonra, ayağa kalkarak Ozan'ın yanına kendisi geldi. Ozan'ın başka hiç bir şey yapmasına gerek kalmamıştı, tek bir hareketle kızı tavlamayı başarmıştı!

O günden sonra bu hareket, bir çok genç tarafından uygulanmaya başlandı ve bütün dünyaya yayılarak, Delikanlılığın Kitabı'nın yeni baskısındaki yerini aldı. Ne zaman bir cafeye, bir çay bahçesine gidilse, cep telefonu, cüzdan ve sigara paketinden oluşan bu muhteşem üçlü hep masaya konuldu.

Günümüzde de bu hareket hala en çok başvurulan kız tavlama tekniklerinden birisi olarak gösterilmektedir. Ozan Batılı'nın ismi de bu sayede, gelmiş geçmiş en büyük çapkınlar arasındaki yerini almıştır.
FriendFeed ile Paylaş