Yemekten Önce Kolayı Açıp Da Getiren Garson

22 Ağustos 1956: Geçmişte bugün ilk kez bir garson, şişesinin kapağını açtığı kolayı yemekten önce masaya getirdi.

İzmir'deki Öz Leziz Lokantası, döneminin orta sınıf aile lokantalarından birisiydi. Menülerinde çorba, her çeşit ızgara ve tatlı bulunuyordu. Alkollü içki bulunmamaktaydı. Fiyatları da gayet uygundu. Bu uygun fiyatlar sayesinde de çok müşteri çekmekteydi.

Ancak lokantanın sahibi Eşref Kamil, daha çok kar etme amacı güdüyordu. Küçük hesaplar peşindeydi. Bir gün kasanın başında yine hesap işleriyle uğraşırken, aklına dahiyane bir fikir geldi. Hemen şef garson Önder Toprak'ı çağırdı ve kulağına bir şeyler fısıldadı.

Yılların eskitemediği emektar garson Önder Toprak, duyduklarına inanamadı. Gözleri fal taşı gibi açıldı! "Ama efendim... 40 yıllık garsonluk hayatımda hiç böyle bir şeyle karşılaşmadım!" dediyse de, maaşını patronu ödediği için çaresiz kabul etti.

O gün Gümüş ailesi, lokantaya ilk kez gelmişlerdi. 4 köfte ve 4 kola siparişi vermişlerdi. Siparişlerini, Önder garson aldı. 5 dakika sonra Önder garson masaya geri geldi, ama bu sefer elinde 4 tane kapağı açılmış kola şişesi ve 4 tane de boş bardak ile birlikte.

İşte tarihteki bu önemli olay, aslında o anda gayet sönük gerçekleşti. Kolalar bardaklara döküldü ve masaya bırakıldı, sonra da Önder garson mutfağa geri döndü.

Köftelerin gelmesine kadar geçen 20 dakikada, kolaların bütün asitleri kaçmaya başladı. Kolanın asiti kaçınca tadının gittiğini düşünen Gümüş ailesi üyeleri de, hem kola ziyan olmasın diye, hem de önlerinde açık duran kolanın karşı konulamaz çekimine karşı koyamadıkları için yudum yudum kolalarından içmeye başladılar. Sadece evin babası Ahmet Bey kolasına hiç dokunmadı.

20 dakika sonra köfteler geldiğinde, 3 kola tamamen bitmiş, 1 kolanın ise gazı kaçmış ve ısınmıştı. İçilemez haldeydi! Yemeklerini yemeye başlayan Gümüş ailesi, köftelerin kuru kuru boğazlarından geçmediğini anlayınca, 4 kola daha sipariş ettiler. Ve işte o anda, lokanta sahibi Eşref Bey'in yüzünde bir zafer ifadesi yerleşti. Bu küçük çakallığı sayesinde, bir kerede 4 kola daha satmıştı!

O günden sonra, bir çok lokanta aynı taktiği izlemeye başladı. Gelen müşterilerine sormadan, kolaları kendileri açıp öyle götürdüler masaya, üstelik asitinin kaçacağını bile bile.
FriendFeed ile Paylaş

9 yorum:

Caner dedi ki...

Bende diyordum kim bu çakal.
Neyse ki köfteyle ayran ya da şalgam içerim.

dralaye dedi ki...

OF yine çok güldüm:D Ama çok ihmal ediyorsun buraları. Daha sık yazmalısın.

son kıllanma tarihi dedi ki...

26 ağustosta Türkiye'ye dönüyorum. O tarihten itibaren yine eskisi gibi sık sık yazmaya devam edeceğim:) Yani yazmak istemediğim veya sıkıldığım için az yazmıyorum, gerçekten fırsat bulamadığım için yazamıyorum, çok yoğunum burda:)

kiz sidika dedi ki...

Bu engin tarih bilgisinin karşısında saygıyla eğiliyorum:):):)

Tarihin arka odasına çıkıp bu olayları murat bardakçıyla paylaşmalısınız:))

son kıllanma tarihi dedi ki...

tarihin arka odasina cikmak icin desteklerinizi bekliyorum:D murat bardakciyla derin tartismalara girebiliriz:P

Maya dedi ki...

dönmene az kalmış, buna sevindim :) bence şişe açma işini biraz da bahşiş için yapıyorlar ya :)

son kıllanma tarihi dedi ki...

valla kusura bakmasınlar, bi garson o işi yaptı mı ben bahşiş vermekten vazgeçiyorum=P yemeklerle birlikte getirip açsa içecekleri tamam derim de..

yesim dedi ki...

:)) ben de özellikle gazı kaçmış, ılık ve limon dilimli kola yanında iskender kebabı tavsiye ederim.

son kıllanma tarihi dedi ki...

mmmmmm, en sevdiğimden:D

Yorum Gönder