televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Televizyonda Spikerin Arkasından El Sallayan Adam

15 Kasım 1948: Amerika Birleşik Devletleri'nin Utah eyaletinde küçük ve şirin bir kasabada yaşamakta olan William Ware, ailesini geçindirmek için her yıl sonbahar mevsiminde mevsimlik işçi olarak New York'a giderdi. Sonbahar, bu şehrin en güzel olduğu mevsimlerden birisi olduğu için, turistlerin akınına uğrardı ve William da bu vakitlerde elinde akustik gitarıyla sokaklarda hem çalıp hem söyleyerek turistlerden para toplardı. Kalabalık caddelerde kaldırım kenarına oturur, gitarını eline alır, kılıfını önüne açar(ve insanlar, başkaları da para atmış diye düşünsün de onlar da atsın diye kendi biriktirdiği bozukluklardan bir kısmını da içine atar) ve başlardı çalmaya. Bir yandan yapraklar dökülürken, bir yanda bu güzel şehirde aşk yaşamaya gelen sevgililer, ve en güzel aşk şarkılarını o yanık sesiyle okuyan William...

İşte yine 1948 yılının sonbaharında evinden ayrılarak gurbet yollarına düşmüştü William. Kasım ayı gelmiş, ailesini çok özlemişti. Ama kasım ayı, en çok iş yaptığı aydı, bu zamanda eve dönmek olmazdı. Bu yüzden bir süre daha her akşam ceketinin iç cebinden çıkarttığı o fotoğrafa bakarak hasret gidermeye çalışacaktı. Eşi Sarah'nın, küçük veletleri Tommy ve Billy'nin olduğu bir aile fotoğrafı. William bir şekilde hasrete dayanıyordu, ama kim bilir ailesi onu ne kadar özlemişti, onsuz napıyorlardı acaba? İyi olup olmadığı konusunda meraktan ölüyorlardır..

Bunları düşünerek New York sokaklarında yürüyorken, caddenin karşı tarafında iki insan dikkatini çekti. Bir tanesinin omzunda büyük bir kamera, ötekinin ise elinde bir mikrofon vardı. Mikrofonu tutan, kameranın önünde bir şeyler konuşuyordu. Televizyoncular! Ne hakkında yayın yaptıklarını merak ederek, karşı kaldırıma geçti. Belediye Başkanı'nın açılışını yapacağı yeni alışveriş merkezi hakkında canlı bağlantı yapıyorlardı. Belediye Başkanı 10 dakikaya kadar orada olacaktı.

Önemsiz bir şeymiş diyerek oradan ayrılıp yoluna devam etmeye karar verdi William. Ama tam bir adım atmıştı ki, aklına çılgın bir düşünce geldi! Ve bu çılgın düşünce, daha fazla uzaklaşmasını engelledi. Yapmalı mıydı, yapmamalı mıydı?... Yapmaya karar verdi!

10 dakika sonra New York Belediye Başkanı arabasıyla geldi. Habercileri görünce, kameraya doğru gitti ve spikerle kısa bir röportaja başladılar. Yeni açılacak olan bu alışveriş merkezinin, New York'un bir simgesi haline geleceğinden, vatandaşların bir çok ihtiyacını karşılayacağından, turistlerin yapacağı harcamalar sayesinde ülke ekonomisine katkıda bulunacağından, mimarisinin şehre başka bir hava katacağından...

Derken, televizyonları başındaki bütün Amerikan halkını şoke eden bir olay yaşandı! O kadar büyük bir olaydı ki, New York şehri için bu kadar önemli olan alışveriş merkezi haberini bile gölgede bırakacak cinstendi!

Belediye Başkanı ve spiker konuşurlarken, arkalarında bir adam belirdi. Adam önce gayet kayıtsız bir şekilde önce kameraya bakıyor, sonra Belediye Başkanı ve spikerin konuşmalarını dinliyor, başını onaylar gibi sallıyor, sonra tekrar kameraya bakıyordu. Gayet ciddi bir yüz ifadesi takınmıştı, ama arada sırada kendisini tutamayarak sırıtıyordu da.

O sırada evde televizyon seyreden Sarah, Amerika'daki bütün insanlardan daha fazla şok olmuştu! Ekrandaki bu ilginç adam, William'ın ta kendisiydi!

Ama William bu kadarıyla yetinmedi. Daha sonra tarihe geçecek, ve bütün insanlığın imrenerek seyredeceği o harika hareketini yaptı!

Tarihte bugün ilk kez bir insan, televizyonda spikerin arkasından kameraya el salladı!

İşin en ilginç tarafıysa, spiker ve Belediye Başkanı bütün bu olanların farkında olmasına rağmen, hiçbir şey olmamış gibi davranmaya çalışmalarıydı! William'ı fark etmişlerdi, ama sanki o orada yokmuş, sanki o kameraya el sallamıyormuş gibi röportajlarına devam etmeye çalışıyorlardı.

William'ın bunu yaparkenki tek amacı, ailesinin o programı izlediğini umut edip onlara kendisinin iyi olduğunu göstermekti! Ki bunda da başarılı oldu, Sarah hemen çocuklarını çağırarak televizyondaki babalarını gösterdi onlara. Böylece içleri bir süre de olsa rahat etmiş oldu.

Ama William'ın bu hareketi, daha sonra çeşitli insanlar tarafından çok farklı şekillerde yorumlandı. Bir kısım insan, William'ın izinden giderek gurbet ellerde ailelerinin içini rahatlatmak için kullandı. Bir kısım insan ise, sırf televizyona çıkma arzularını biraz olsun dindirebilmek için. Kim ne için yaparsa yapsın, kesin olan bir şey vardı ki, o da William'ın el sallayarak milyonlarca insana ilham kaynağı olmuş olmasıydı. William'dan sonra milyonlarca insan, ne zaman bir kamera görseler, pis pis sırıtarak el sallamaya başladılar! Cep telefonlarının icat olmasıyla beraber, bir de tanıdıklarını arayarak ilgili kanalı açmalarını söyleyenler de türedi.

William sayesinde, televizyonun sadece ciddi yayın yapmasının doğru olmadığı, aynı zamanda eğlenceli yayınların da yapılabileceği kanıtlanmış oldu. Böylece William, televizyon endüstrisine yepyeni bir soluk getirmeyi başararak, onu bir üst kademeye taşımayı tek başına başardı! Günümüzde ne zaman birisinin spikerin arkasından kameraya el salladığını görsek, bunun aynı zamanda William'a bir saygı niteliğinde olduğunu da biliyoruz artık.
FriendFeed ile Paylaş

Kumandayı Dizine Vuran Adam

6 Eylül 1994: Tarihte bugün ilk kez bir adam çalışmayan televizyon kumandasını dizine vurarak çalıştırmayı denedi.

Olayın asıl kahramanı Metin Kaçık, koyu bir Bizimkiler hayranıydı. En çok da "Benim Adım Cemil" karakterini sever, boş zamanlarında onun taklidini çalışır, arkadaş ortamlarında da uygulardı.

İşte 93 senesinin 6 eylül akşamı TRT'de haberleri izliyordu Metin, spor haberlerini. 3 kişilik geniş çekyatına uzanmış, başının altına yastığını koymuş, bir elinde de kumandası vardı. Rahatı yerindeydi, kalkmaya hiç niyeti yoktu.

Spor haberleri bitti, Metin tembelce uzaktan kumanda üzerindeki 2 tuşuna bastı, ama hiç bir şey olmadı. Tekrar bu kez daha sert bastı, ama yine kanal değişmedi...

Zaman geçiyordu, dizinin başını kaçıracaktı, kumanda çalışmıyordu ve yerinden kalkmaya da çok üşeniyordu! Yani çok zor bir durumdaydı!

Düğmeye bastı, bastı, daha da sert bastı, derken en sonunda sinirlenip kumandayı dizine sertçe vurdu!!! Tamamen istemdışı olarak sinirden yapılmış bir hareketti, ama mucize o anda gerçekleşti!

Metin 2 tuşuna bastığı anda, kanal değişiverdi!!! Kumanda tekrar çalışıyordu! Nasıl olmuştu bilmiyordu ama bir mucize gerçekleşmiş ve kumanda çalışmıştı.

Ama bu sevinci birden kursağında kaldı. Çünkü değiştirdiği kanalda Bizimkiler değil, bambaşka bir program vardı! O anda kafasına dank etti; Bizimkiler bu hafta başlamıyordu ki, dizi daha tatildeydi!!!

Yaşadığı bu büyük hayalkırıklığıyla boğuşurken, kumandanın mucizesini unutuverdi. Ne zaman ki ertesi gün tekrar kanalı değiştirmek için kumandayı kullanmaya çalıştı, kumandanın çalışmadığını tekrar fark etti. Ve o anda da, önceki gün başarmış olduğu mucize aklına geldi ve aynı tekniği uygulayarak kumandayı tekrar çalıştırmayı başardı.

Bu tekniği en yakın dostu Mustafa'yla paylaşı; Mustafa o akşam karısıyla paylaştı; karısı ertesi gün mahallenin kadınlarıyla altın gününde bunu paylaştı ve bu teknik yayıldı. O günden sonra, kumanda tamircileri işsiz kaldılar.

Günümüzde artık çok yaygın olan bu teknik, neredeyse herkes tarafından uygulanmakta. Ama ne yazık ki çok az kişi, bu tekniğin Metin Kaçık'ın eseri olduğunu bilmektedir.
FriendFeed ile Paylaş

Kazanan Rakibine Sarılan Yarışmacı

8 Temmuz 2003: Tarihte bugün ilk kez televizyon yarışmalarında kaybeden yarışmacı, kazanan rakibini ilk kutlayan kişi oldu.

Topstar isimli yarışma programında finale kalan 2 yarışmacı Tarkan Çokkarizmatik ile Kenan Eskidenuzunsaçlıydı, kameraların önünde sonuçların açıklanmasını birlikte beklediler. Kenan'ın yarışmayı kazandığının açıklanması ile 2. olarak hiçbir şeyi kazanan Tarkan, o psikolojiyle kameraların önünde sahnede ne yapacağını şaşırarak, yakınındaki tek kişi olan Kenan'a sarılarak sanki yarışmayı kendisi kazanmış gibi mutlu bir ifadeyle rakibini tebrik etti. Yarışmayı kazanmanın mutluluğuyla kendisinden geçen Kenan ise, bu kutlamayı fark etmedi bile.

Bu tarihi olaydan sonra artık yarışmalarda ne zaman sonuçlar açıklanıp kazanan belli olsa, benzer bir manzarayla karşılaşmaya başladık.
FriendFeed ile Paylaş